Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Gazze Çocukları.. Yıkıntıların Altında Hayatta Kalma Mucizesi

“Dünya Çocuk Günü”nde, Birleşmiş Milletler koridorları, çocukların oyun, eğitim ve güvenlik hakları üzerine süslü konuşmalarla dolup taşarken, Filistin farklı bir açıdan duruyor; şikayet etmek için değil, uluslararası yasaların henüz kavrayamadığı bir perspektiften “çocukluğu” yeniden tanımlamak için.

Biz Özgürlük Ufukları Derneği olarak, Filistinli çocuğumuzun yaşla değil, küçük elleriyle kuruttuğu gözyaşlarıyla, eski bir evin anahtarından veya soğuk bir hücrenin parmaklıklarından miras aldığı hikayelerle büyüdüğünü görüyoruz.

Gazze’de çocuk, sabah ezanından önce kulağında patlama sesiyle doğar. Orada “oyuncak bebek” artık arkadaş değil, “kaldırım” sığınak, “bulut” ise örtü olmuştur. Gazze çocukları haber bültenlerindeki sadece rakamlar değil, toz altında soluk bir gülümsemeyle ölüme meydan okuyan ruhlardır. Onlar vaktinden önce yaşlanan küçüklerdir; on yaşını doldurmamışken biri “evin erkeği” olmuş, bir omzuyla un çuvalını taşırken, diğer omzuyla kardeşinin yarasını sarmaktadır.

“Gazze’de çocuklar isimlerini ellerine yazarlar; yazmayı sevdikleri için değil, bir gün melekler arasına katıldıklarında dünyanın onları tanıması için.”

Esir Çocukları.. “Ziyaret Penceresi”ne Asılı Özlem

“Kahraman”ın yokluğunda büyüyenlerden, esir çocuklarından bahsediyoruz. Onlar, babalarını soluk bir fotoğraftan, kaçırılmış bir mektuptan veya lanetli ziyaret odalarındaki ayrılık camından tanıyanlardır. Esir çocuğu bayramda oyuncak değil, yıllardır dokunmadığı bir ceketin arkasından “babasının kokusunu” ister.

Biz Özgürlük Ufukları olarak, her esir çocuğu, genlerinde babasının direncini taşıyan ve parmaklıklar ardında mahrum kaldığı bir kucağa koşmak için şafağın sökmesini bekleyen bir “özgürlük elçisidir”. Onlar, yaşam iradesinin hapsedilemeyeceğini kanıtlayan “kaçırılmış spermler” ve “isyankar ruhlardır”.

Şehit Çocukları.. Toprağın Sürekli Nabzı

Şehit çocukları ise, vefat edenlerin omuzlarımıza bıraktığı değerli emanetlerdir. Onlar, babalarına okuldaki notlarını ve bitmek bilmeyen özlemlerini anlatmak için “mezarları” ziyaret eden küçüklerdir. Şehit çocuğu geleneksel anlamda bir yetim değil, kalbinde Kudüs yolunu şaşırmayan bir pusula ile büyüyen “şanlı bir mirasçıdır”.

Dünya Çocuk Günü Mesajımız

“Özgürlük Ufukları” sadece bir isim değil, bu küçüklere verdiğimiz bir sözdür. Tank paletleri altında çalınan çocukluklarının, bir gün direnişlerine yakışır bir onurla geri alınacağına inanıyoruz.

Filistin çocuklarına: Sizler küresel sessizliğin kurbanları değil, bu dünyanın çöküşünün çağdaş tanıkları ve bu toprağın saflığının haklı şahitlerisiniz. Sizler direnişin gerçek anlamı ve bizi hiçbir kısıtlamanın ve dikenli tellerin olmadığı bir “ufka” yönlendiren deniz fenerisiniz.

Bu günde çocuklarımız için “şefkat” değil, “adalet” istiyoruz. Çünkü tanka taşla karşı koyan çocuk, dünyadan bir parça şeker değil, “gece ziyaretçisi”nden veya “gündüz baskını”ndan korkmadan uyuyabileceği özgür bir vatan bekler.

Leave a comment

0.0/5

Merhaba, size nasıl yardımcı olabiliriz?